Haber Gönder Künye Bilgileri İletişim
  • Altın (Has) 218.20 223.68
  • Dolar 5.5498 5.5598
  • Euro 6.3900 6.4015
Oturum Aç Üye Ol

Son dakika

Milli Eğitim Bakanlığı “Öğretmen Performans Değerlendirme" uygulamasını hayata geçirebilir mi?


HAVA DURUMU

  • °C - °C
  • °C - °C
  • °C - °C
M.VEYSİ TUNÇ
veysi_tunc@hotmail.com
Kamu Express

KARMA EĞİTİM – II

09 Ekim 2018 Salı 03:15

Geçen haftaki yazımızda eğitim sistemimizde kördüğüm olan ve kör dövüşünün yaşandığı bir mesele haline gelen karma eğitimle ilgili genel bilgiler verip mühim iki soruyla bitirmiştik.
Ülkemizde sorun olarak tartışılan, ayrışmaya ve aykırılaşmaya yol açan, zaman, emek, kültür ve değerlerimizin kaybına neden olan birçok konu gibi karma eğitim sorunu da Batı kaynaklıdır.

Ancak Batı bu soruna, bizim her konuda ve her zaman düştüğümüz bir hata olan ideolojik bağnazlıkla yaklaşmaz. Batı’da eğitime yaklaşım realist, rasyonel ve pratik açıdan değerlendirilir.

Mesela Batı’da karma eğitim, farklı bakış açılarıyla özgürce tartışılıyor, konuyla ilgili daha çok ve ciddi bilimsel araştırmalar mevcut. Hatta özel okullar ile kilise okullarının ayrı eğitim verdiği görülmektedir.

Karma eğitimin uygulamada sebep olduğu veya ilişkili olduğu düşünülen sorunlar yazılı ve görsel basında yer almaktadır. Karma eğitime yönelik bu sorunlar; taciz, cinsel sapıklıklar, davranış bozuklukları, dikkat ve motivasyon düşüklüğü, stresin artması, akademik başarının azalması şeklinde özetlenebilir.

Bizde ise karma eğitim şu dışı hoş, içi boş söylemlerle savunulmakta: çağdaşlık ve eğitimde eşitlik.

Karma eğitimin gerekli olduğunu savunanların gerekçelerinden olan çağdaşlığın kaynağı genelde Batı (Avrupa ve ABD) olarak kabul edilir. Ancak bizim gibi kendine has kültürü, medeniyeti, tarihi olan ve farklı bir inanca sahip toplumlarda Batı kültür ve kurallarına göre eğitimi temellendirmek ve düzenlemek ne kadar doğru?

Ayrıca günümüzde Avrupa ve ABD’de karma eğitime yönelik ciddi eleştirilerin olması, karma eğitim dayatmasından vazgeçilmesi ve okulların tek cinsiyetli eğitime yönelmesi; karma eğitimi “çağdaşlaşma” adına savunanları çıkmaz sokağa sürüklemektedir. Birçok Avrupa ülkesi ve ABD’de zorunlu karma eğitime son verildiği de bilinmektedir.

Çağdaşlaşmayı bilimsellik olarak görenler için –ki böyle bir önerme mantıklı değildir- karma eğitimin akademik başarıyı düşürdüğü ve olumsuz sonuçlar doğurduğuyla ilgili araştırmalardan birkaçını sıralayalım: R. Dale (1969), King (1959), Eva Van de Gaer (2004), C. Riordan (2002), Mendick (2005), Ali Erkan Kavaklı (2009).

2000-2001 eğitim öğretim yılı başında “çağdaş” Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun karma eğitimi zorunlu kıldığı yıl,  Almanya’nın tanınan dergisi Der Spiegel “Yüzyılın en büyük pedagojik yanlışı: Karma eğitim karaya oturdu” başlığıyla konuyu gündeme taşımıştı.

Faklı beyin yapısına, gelişim özelliğine, bedensel ve ruhsal değişkenliğe rağmen kız ve erkeklerin karma eğitimle şekillenecek olması ne kadar fırsat eşitliği sağlayabilir?

Faklı yetilere, yeteneklere, yetişkinliğe sahip cinsiyetlerin adil bir eğitimle değil de eşit bir yaklaşımla bir ve beraber tutulması öncelikle kız çocuklarının hakkının ihlalidir.

Çünkü en basitinden kız çocukları bebeklerle, erkekler ise çocuk arabalarıyla oynamayı sever.

İlgiler farklı, ilişkiler farklı, ilgilenmeler farklı.

Zira karma eğitimin en büyük nedeni olarak sunulan eğitimde eşitlik ilkesine hizmet etmediğini konuyla ilgili araştırmalar göstermektedir. (Der Spiegel, 2001; Kavaklı 2011)

Karma eğitimin uygulandığı ülkelerde kadınların erkekler kadar toplumda yükselemediği, aynı işi yapan kadınların erkeklere göre daha az para kazandığı, eşitliğin sağlanmadığı ortaya çıkınca tek tip eğitim tekrar tartışılmaya başlandı.

Yapılan araştırmalar gösterdi ki karma eğitim, kadın-erkek eşitliği sağlamak yerine kadınların erkeklerin hegemonyası altında yaşamayı öğretmektedir.

Cinsiyetler arsındaki eşitlik eğitim sisteminin karma hale getirilmesiyle çözülemez. Ancak eğitimde eşitlik, cinsiyetlerin gelişim süreçleri ve farklılıklarına uygun bir eğitim politikasının izlenmesiyle sağlanır.

Nihayetinde eğitim sistemimize olağanüstü bir dönemde getirilen karma eğitim uygulaması, bilimsel ve pedagojik bir ilke ve gereklilikten ziyade ideolojik bir dayatma ve siyasi bir tercihtir.

Batı’da pedagojik ham ölü ve yüz yılın en büyük pedagojik yanlışı olarak nitelendirilen karma eğitim, bizde de inanç, insan hakları, kültür ve pedagoji gibi değereler ve disiplinler açısından ele alınmalıdır.

Karma eğitim zorunluluğu kaldırılmalı, tercih velilere ve öğrencilere bırakılmalıdır.

 

Yazarlar araştırma ve yayın etiğine uymayı taahhüt ederler. Yazarlara telif ücreti ödenmez. Sitede yayınlanan yazıların bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Makale BaşlığıTarih
15.10.2018 21:34:00
KARMA EĞİTİM - I 05.10.2018 23:51:00
15 TEMMUZ 15.07.2018 15:52:00
ÇOCUKLAR VE CANİLER 09.07.2018 08:24:00
SANAL AHLAK 01.07.2018 18:38:00
SİYASİ ANIYLA SEÇİM TAHLİLİ 28.06.2018 11:55:00
ZAMAN VE İNSANLIK ÜZERİNE 25.06.2018 08:46:00
HABABAM SINIFI 10.06.2018 23:30:00
MUHALEFET, MÜTTEFİKLER VE İKTİDAR 27.05.2018 12:59:00
BEN NELER YAPMALIYIM? 20.05.2018 16:33:00

MAKALE HAKKINDAKİ YORUMLAR

Yorum Yaz
Büyük harflerle yazılan, yasalara aykırı; küfür, hakaret, dil, din, ırk ayrımı ifadeleri içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Bu bölüme yorum yazmakla, ip adresinizin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ise ip adres bilginizin yetkililerle paylaşılacağını kabul etmiş olursunuz.