Haber Gönder Künye Bilgileri İletişim
  • Altın (Has) 191.34 194.08
  • Dolar 4.8357 4.8444
  • Euro 5.6599 5.6701
Oturum Aç Üye Ol
escort ankara ankara escort
ankara escort , ankara escort

Son dakika

Milli Eğitim Bakanlığı “Öğretmen Performans Değerlendirme" uygulamasını hayata geçirebilir mi?


HAVA DURUMU

  • °C - °C
  • °C - °C
  • °C - °C
MAHİR KILIÇOĞLU
mahirkilicoglu@hotmail.com
Kamuexpress

TÜRK TİPİ EĞİTİM SİSTEMİ

25 Haziran 2018 Pazartesi 05:00

Bir seçim daha neticelendi. Ak Parti ve Cumhur ittifakının kesin zaferi ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın muhteşem başarısı ile geçen bir seçim oldu.

Partilerin 24 Haziran seçimleriyle ilgili hazırladıkları seçim bildirgelerinde, gelecek için önemli ve yeni şeylerden bahseden bir tek Ak Parti’ydi. Özellikle müfredat konusuna odaklansa da, Bakanlıkla ilgili değişim vurgusu,  kalite ve kalite endeksi vurgusu, öğretmenlik meslek kanunu vurgusu önemli bir takım değişikliklerin olacağını gösteriyordu.

Cumhurbaşkanımızın, kendisine doğrudan bağlı “eğitim ve öğretim politikaları kurulu” eğitim açısından yeni ve önemli bir çalışma olacaktır. Ülkemizde eğitim, bürokratik yapılanmanın idaresindedir. Bürokrasi ise, politika üretme konusunda, görüldüğü kadar son derece kısırdır. Hâlbuki eğitimde en çok ihtiyacımız olan eğitim politikalarını üretmektir.

Çünkü siyasetçilerin halka hesap verme konumunu eğitim açısından destekleyecek en önemli unsur, eğitim politikalarını belirleme yeteneğidir.

Eğitim, eğitimci olmayan kişiler için daha çok niceliksel bir konu olarak düşünülür. Bu nedenle, 16 yıllık iktidarında Ak Parti niceliksel anlamda eğitimde büyük işler başarmıştır. Ancak eğitimin, niceliksel yönünden daha önemli olan yönü, niteliksel yönüdür.

Eğitim sistemi konusunda gerçekçi verileri olan, doğru tespitleri bulunan siyasiler, eğitimin sorunlarında daha hızlı ve kesin çözümlere ulaşır.

Bu nedenle  “eğitim ve öğretim politikaları kurulunu” eğitim adına çok önemli bir yapı olarak görüyorum.

Bunların yanında eğitim politikaları konusunda geçmiş yıllarda eğitimcilerin, eğitimci akademisyenlerin, eğitim yöneticilerinin tecrübeleri ve birikimleri yeterince dikkate alınmadığını gözlemliyorum. Eğitim konusunda doğru işleri yapmanın yolu, eğitimle ilgili işleri tamamen eğitimcilere bırakmaktan geçiyor. Çünkü eğitimci olmayanlar eğitimin niteliksel yönünü değil, niceliksel yönünü daha çok görüyorlar. Bu da eğitimdeki sorunlarımızı gerçek anlamda çözmüyor.

Türkiye’nin geçmişte hiç olmadığı kadar yetişmiş insan gücü vardır. Devleti yöneten siyasilerimizin de en büyük şansı budur.

Eğitimle ilgili şikâyetlerin başında yeni yetişen neslin eğitimden kaynaklanan eksiklikleridir. Bunda müfredatın etkisi olduğu reddedilmez bir gerçekken aslında bütün sorun geçmiş eğitim sisteminin felsefi olarak devam etmesinden kaynaklanıyor.

Bu nedenle, sürekli olarak eski hastalıklar nüksediyor. Eğitim sisteminin yeni bir felsefeyle, yeniden yapılandırılması gerekiyor. Bir defa, seküler eğitimden tamamen vaz geçilmesi, adına milli eğitim sistemi dediğimiz, tıpkı cumhurbaşkanlığı modeli gibi Türk tipi eğitim sistemini kurmamız gerekiyor.

Türk tipi eğitim sistemi için gerekli her şeye sahibiz. Bir defa, dünyanın en eski okul sistemini biz kurmuşuz. Hâlihazırda dünya bu sistemi kullanmaya devam ediyor. Buna Nizamülmülk’ü Anlamak başlıklı yazımızda değinmiştik.

Ülkemizde eğitim felsefesini değiştirmek gerektiği gibi, devam eden müfredat çalışmalarını da bu sisteme göre şekillendirmek gerekiyor.

Okullarda okutulan derslerdeki tek parti zihniyetinin propagandasını yapan tüm ideolojik unsurlar kitaplardan çıkarılmalıdır. Gençlerimiz, hem cumhuriyet tarihini, hem yakın tarihi hem de siyasal sistemleri doğru şekilde öğrenmelidir. Siyasal ve sosyal kavramları doğru şekilde öğretip yeni Türkiye’nin siyaset argümanlarını da onlara anlatmalıyız. Böylelikle, eşitlik, adalet, gelir dağılımı gibi, çeşitli ideolojik söylemlerle, milli veya dini (!) söylemlerle gençlerin yanlış yönlendirilmesinin de önüne geçilebilir.

Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı sistemine girerken, müfredat değişiklikleriyle yetinilmemeli, eğitim sistemi üzerinde de felsefi değişikliklere gidilmelidir.

Burada söylediğimizi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 26 Mart 2016 tarihindeki konuşmasında “Sistemin kadim değerlerimizin merkeze alan bir anlayışla, ilim, irfan, hikmet esasları üzerine yeniden inşa edilmesi şarttır.şeklinde söylemişti.

Bu nedenle 24 Haziran seçimleriyle başlayan yeni dönemde, Türkiye’nin eğitim sisteminde milletimiz için hayırlı değişikliklerin olacağı ümidini taşıyorum. Bundan dolayı Sayın Cumhurbaşkanımıza ve onun başkanlığındaki hükümetimize başarılar diliyorum.

Yazarlar araştırma ve yayın etiğine uymayı taahhüt ederler. Yazarlara telif ücreti ödenmez. Sitede yayınlanan yazıların bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Makale BaşlığıTarih
BİZ ÜÇ KİŞİ 16.07.2018 04:00:00
BİR ÖDÜLÜN ARKA PLANI 14.07.2018 05:00:00
DUAYEN EĞİTİMCİ 09.07.2018 23:58:00
PARTİLERİN 24 HAZİRAN EĞİTİM VAATLERİ 13.06.2018 05:00:00
NURETTİN HOCA 2 04.06.2018 05:00:00
NURETTİN HOCA 1 01.06.2018 05:00:00
YENİ SİYASET YENİ TÜRKİYE 09.05.2018 05:00:00
GEMİ SU ALIYOR 06.04.2018 05:00:00
TAYYİP ERDOĞAN VE EĞİTİM SİSTEMİ 03.04.2018 05:00:00
GÖZE GÖZ DİŞE DİŞ 19.02.2018 22:50:00

MAKALE HAKKINDAKİ YORUMLAR

Yorum Yaz
Büyük harflerle yazılan, yasalara aykırı; küfür, hakaret, dil, din, ırk ayrımı ifadeleri içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Bu bölüme yorum yazmakla, ip adresinizin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ise ip adres bilginizin yetkililerle paylaşılacağını kabul etmiş olursunuz.