SON EKLENENLER

Aşılar Sizi veya Kolunuzu Manyetik Yapmaz; Yapamaz!

mRNA Aşısı Sonrası Kollarının Manyetikleştiğini İddia Eden Kişilerin Yalan Söylemeyi Bırakması ve Duş Alması Gerekiyor!
21 Haziran 2021 06:15

mRNA aşıları içerisindeki nanoçipler veya diğer maddeler, aşı yapılan yerde manyetizmaya neden olur. Aşılanan kişiler aşılı kollarına metal koyacak olursa, yapıştığını görecekler.

mRNA aşıları (veya onaylanmış herhangi bir diğer aşı) içindeki hiçbir madde size geçici veya kalıcı olarak manyetik özellikler kazandıramaz. mRNA aşıları içinde nanoçip gibi teknolojiler ve/veya bir aşıda bulunmasını beklediğimiz sıradan malzemeler haricinde herhangi bir diğer madde veya yapı yoktur.

 

İddianın Kökeni

COVID-19 salgını sırasında aşı karşıtlarının başlattığı bilim karşıtı propagandanın bir parçası, aşılar içinde nanoçipler olduğu ve bu sayede insanların kontrol edilip takip edileceği yönündeydi. Bu, bir yalandır ve aşılar içinde herhangi bir boyutta bir mikroişlemci ("çip") bulunmamaktadır. Halihazırda amacı halkı aldatmak olan sahtebilimciler, bu yalanı sürdürmek için aşıların insanların kollarını manyetik hale getirdiğini gösterdiğini iddia ettikleri videolar ve fotoğraflar yayınlamaya başladılar. Aşı kararsızlığı olup, ne dediğini/yaptığını bilmeyen bir grup insansa, bu video ve fotoğraflarda paylaşılanları tekrar ederek benzer sonuçlar aldıklarını sandılar, yani kandırıldılar. Halbuki aşı karşıtlarının manyetizma iddiaları, aşı karşıtlığı kadar eski bir sahtebilim türü olan "manyetik olduklarını iddia eden insanlar"ın uzun bir süredir kullandığı yalanların bir tekrarından ibaretti. Bu kişilerin iddialarını Evrim Ağacı olarak salgından çok önce, 2013 yılında buradaki yazımızda çürütmüş ve manyetik insanların var olmadığını açıklamıştık. Birebir aynı yalanları aşı bağlamında halka yeniden satmaya çalışan aşı karşıtlarının iddialarını çürütmek için, aynı metodu kullanmak yeterli olacaktır. Aşağıda, detayları okuyabilirsiniz.

 

Bilgiler

Öncelikle, aşıların sizi manyetikleştirmediğini göstermenin en kolay yolu, bu testi kendiniz yapmanız olacaktır. Yukarıdaki videoda biz yaptık, size de öneririz. Eğer manyetik bir cisimle (para veya kaşık olabilir) bu deneyi kendiniz yapacak olursanız, kolunuzun manyetik olmadığını kolayca fark edeceksiniz: Kaşık veya para gibi cisimlerin kolunuza, kolunuz sadece belli açılardayken yapıştığını ve üzerine iyice kuvvet uyguladığınız durumlar haricinde, hiçbir şekilde bu metallerin vücudunuza yapışmadığını göreceksiniz. Çünkü burada anahtar sözcük "manyetizma" değil; açı ve basınç.

Her insanın derisinde yapışkan bir yağ tabakası vardır. Bu, vücudumuzun doğal salgılarının bir ürünüdür ve duş aldığınızda bunun büyük bir kısmı kaybolur, sonra yeniden üretilir. Eğer bir metali vücudunuza iyice bastıracak olursanız, bastırdığınız yüzey boyunca yağ ile metal arasında van der Waals gibi zayıf kimyasal bağlar kurulur ve dolayısıyla metal (ve hatta metal olmayan ama yeterince pürüzsüz olan diğer cisimler), bir müddet vücudunuza yapışabilir. Bu tür bir "yapışma"nın, manyetizma ile hiçbir ilgisi yoktur.

 

Bunu sınamak oldukça basittir: Eğer manyetik olduğunu iddia ettiğiniz kolunuza bir miktar bebek pudrası dökecek olursanız, elektromanyetizmayı etkilemezsiniz; ancak derinizdeki yağlar ile metal arasına bir bariyer koymuş olursunuz. Eğer vücudunuz manyetik olsaydı, bu pudraya rağmen metalleri çekmesi gerekirdi (bunu yukarıdaki videomuzda gösteriyoruz). Ama pudralı kolunuzu ne açıda tutarsanız tutun ve kaşığı ne kadar bastırırsanız bastırın, yapışmadığını göreceksiniz. Çünkü aşılar sizi manyetik yapmamaktadır; metaller, vücudunuzdaki tere ve bu terin içinde bulunan yağ molekülleri gibi yüklü moleküllere yapışmaktadır!

Benzer şekilde, kolun tutulduğu açı da önemlidir. Eğer kolunuzu yere dik bir şekilde tutacak olursanız, metalin vücudunuza daha zor yapıştığını (veya terlilik/yağlılık miktarınıza göre hiç yapışmadığını) görürsünüz. Kolunuzu vücudunuzdan daha çok açarak tutacak olursanız, metaller size daha kolay yapışacaktır. Elektromanyetizmada bu tür bir açı bağlılığı görmeyi beklemezdik; eğer bir şey elektromanyetikse, her açıda bir miktar çekim deneyimlemeyi beklerdik. Bu durum, ortada elektromanyetizmayla değil, sürtünme kuvvetiyle ilgili bir durum olduğunu göstermektedir; çünkü sürtünme kuvveti, bir cismin bir yüzeye uyguladığı kuvvet (genellikle ağırlığı) ve bu kuvvetin ne açıyla uygulandığı ile ilgilidir. Aşağıdaki görsel bunu göstermektedir.

Hatta eğer cismi vücudunuza yeterince bastırdıysanız, dik açıda ve hatta ötesinde bile cismin vücudunuza yapışık kalmaya devam etmesi mümkündür; sonuçta yapışma kuvveti kütleçekim kuvvetini yendiği müddetçe, sürtünme kuvvetine ihtiyaç olmadan da cisim sabit kalmaya devam edebilir. Ancak sorun da bu: Elektromanyetik etkileşim için, "bastırma" davranışı sergilemek gerekmez. Elektromanyetizma, uzun mesafelerden de etki edebilir. Eğer kolunuza pudra sürerek yapışkanlığı tamamen ortadan kaldırırsanız ve metali hiç bastırmaksızın dik tuttuğunuz kola hafifçe yerleştirecek (ama hiç bastırmayacak) olursanız, eğer elektromanyetizma olsaydı, metal vücudunuza yine tutunabilirdi. Ama tutunmuyorsa, elektromanyetik değilsiniz demektir. Yani hiçbir şekilde, manipülasyon yapmaksızın metali vücudunuza yapıştıramazsınız. Çünkü manyetik değilsiniz - ve aşılar da sizi manyetik yapamaz.

Dolayısıyla manyetikleştiğini iddia eden kişilere tavsiyemiz, daha sık duş almaları ve yalan olduğunu bildikleri video ve fotoğrafları sırf popüler olmak adına paylaşmamalarıdır.

 

Aşıların İçinde Ferromanyetik Hiçbir Madde Yok!

Aşıların içindeki malzemeler, üreticileri tarafından duyurulmakta, her bir ülkenin kendi kurumları tarafından bağımsız olarak test edilmekte ve herhangi bir laboratuvar ve hatta bireysel araştırmacı tarafından kolayca kontrol edilebilecek şekilde ilan edilmektedir. Aşıların içine bilinmeyen bir maddenin gizlenmesi imkânsızdır.

Pfizer/BioNTech aşısında mRNA, lipitler, potasyum klorür, monobazik potasyum fosfat, sodyum klorür, dibazik sodyum fosfat dihidrat ve sukroz şekeri vardır. Moderna ve J&J aşıları da benzerdir. Bu aşılarda, mRNA (ve J&J örneğinde adenovirüs) haricindeki bütün kimyasallar; lipit (yağ), protein, tuz ve şeker yapılıdır. Bunların her biri, günlük tükettiğiniz gıdalarda bulabileceğiniz kimyasal gruplarıdır. Aşılarda bulunan maddelerin hiçbiri ferromanyetik değildir; dolayısıyla mıknatıslanamaz. Eğer öyle olsaydı, yediğimiz her yemek mıknatıslanırdı.

Bazı aşılarda bulunan tek metal, alüminyum metalidir - ki bu, aşıların dengesini sağlamak adına uzun bir süredir kullanılan, vücudumuzda doğal olarak da bulunan bir metaldir. Ne var ki bu metal, ferromanyetik değildir; dolayısıyla mıknatıslanamaz. Alüminyuma mıknatıs tutarak, bu metalin mıknatıslanamayacağını kendiniz de görebilirsiniz. Aşıların kimyası ve içeriyle ilgili daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Zaten aşıların birçoğu 1 mililitreden küçük dozlarda uygulanmaktadır (örneğin tipik bir Pfizer/BioNTech aşısı dozu 0.3 mL'dir). Bu tür bir dozun%100'ü ferromanyetik metalden oluşsaydı bile (ve bu metal, 37 derece vücut sıcaklığınızda bir şekilde "sıvı" halde kalabilseydi), dışarıdan bastırdığınız bir metali çekebilecek kadar elektromanyetik olamazdı. Düşünsenize: Kanımızda hemoglobin moleküllerinin her birinin içinde ferromanyetik demir atomları bulunmaktadır ve bunlar bile dışarıdan tutulan bir mıknatısı vücudumuzda sadece elektromanyetik kuvvetle tutabilecek düzeyde mıknatıslanamamaktadır. Eğer öyle olsaydı, MRI gibi aşırı kuvvetli mıknatıslar içine girdiğinizde, kanınızdaki demir dışarı çıkardı ve ölürdünüz. Halbuki daha yeni demir takviyesi almış anemik kişiler bile, takviyeyi aldıktan hemen sonra veya kısa bir süre sonra MRI cihazına girse bile herhangi bir zarar görmemektedirler. Dolayısıyla aşı yoluyla size bu kadar güçlü bir mıknatıs verilmesi imkansızdır.

 

Bilimi Anlamak, Kandırılabilirliğinizi Azaltır!

Unutmayın: Bilimsel iddialar, bir veya birkaç kişinin sosyal medya hesaplarına yüklediği fotoğraf ve videolar ile doğrulanamaz. Bu kişilerin hangilerinin sahtekar olduğunu, hangilerinin konu hakkında yeterince düşünmeden kandırılmış insanlar olduğunu, hangilerinin dürüst olduğunu bilmek imkansızdır.

Ayrıca bilimsel bir iddianın genel geçer bir yargıyla sunulabilmesi için, öncelikle laboratuvar gibi kontrollü koşullarda test edilmesi, olası bütün alternatif açıklamaların elenmesi, ancak ondan sonra belli bir istatistiki güven aralığı ile bulguların ilan edilmesi gerekir. Aşıların manyetizmaya neden olduğuna yönelik iddialar, en basit testleri bile geçememektedir ve yalan olduğu, çok basit bir gösterimle bile ortaya konabilmektedir.

Bilimsel iddiaların, dürüst bir şekilde, kontrollü şartlarda test edilmesi bir zorunluluktur. Bu nedenle sosyal medya üzerinden yayılan, güvenilir bilimsel kurumlardan gelmeyen açıklamalar göz ardı edilmelidir. İnternette dolaşan videoların birçoğunda insanlar yapışkan, zamk ve bant gibi maddeler kullanarak çok absürt açılarda bile metallerin yapıştığını göstermektedir; halbuki bunlar, kontrollü şartlar altında bilim insanları tarafından kolayca yanlışlanmaktadır.

Son olarak, sosyal medyada popülerleşen videoların ezici çoğunluğunun algıda seçicilikten mustarip olduğunu unutmayınız: Aşı karşıtı birçok kişi internette bu mıknatıs iddialarını test etmekte ama doğal olarak başarısız olmaktadır. Bu kişilerin videoları, asla popüler olamamaktadır. Ancak sahtekarlık yoluyla başarılı olan videoların viral değeri olduğu için, bu videolar hızlı bir şekilde yayılmakta ve sizin de görmenizle sonuçlanmaktadır. Bu seçici algı, gerçeğin ve bilimsel ilerleyişin en büyük düşmanlarından biridir (bununla ilgili olarak buradaki yazımızı okuyabilirsiniz). Bu nedenle bilimi anlamak ve bilimsel şüpheci olmak, kandırılabilirliğinizi azaltacaktır.

 

Sonuç

Çok net bir gerçek var: Aşılar sayesinde bugüne kadar onlarca hastalığı yenmeyi başardık ve umuyoruz ki COVID-19 hastalığı da bunlardan biri olacak. Gerçekten de aşılanmaya bağlı olarak salgının Dünya genelinde (en azından aşılanma oranlarının yüksek olduğu yerlerde) kontrol altına alındığını gördüğümüz ve hatta aşılanma rekorlarının kırıldığı günlerde, aşı karşıtları da yeni yalanlarla insanları aldatma ve halk sağlığını tehdit etme çabalarını sürdürüyorlar. Aşıların insanları manyetik yaptığı iddiası, tamamen hatalı bir iddia ve asırlardır süregelen "manyetik insan" yalanına dayanıyor. Paylaşılan fotoğraflar ve videolar bilimsel bir gerçeği ortaya koymuyor; sadece birçok başarısız deneme arasından metallerin vücuda yapıştığı anları yansıtıyor ve bu nedenle viral oluyor. Aşıların sizi manyetik yapması mümkün değil ve zaten yapmıyorlar da...

Kaynak:EVRİM AĞACI

KAMU EXPRESS SAYFASINI
YORUMUNUZU YAZIN ...
Farklı olanı seçin:
# # # # # #
SON EKLENEN HABERLER