Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve Uluslararası Emek Konfederasyonu (ILC) Genel Sekreteri Hamza Öksüz ile Memur-Sen heyeti katıldı.
Toplantıda organize sivil toplumun jeopolitik gelişmeler karşısındaki rolü, KOBİ'lerin kriz dönemlerindeki dayanıklılığı, yeşil ve dijital dönüşüm, teknolojik gelişmeler, inovasyon ve sosyal tarafların karar alma süreçlerindeki konumu ele alındı. Program sonunda ortak bildiri oy birliğiyle kabul edildi.
Ali Yalçın: Sosyal diyalog ve güven yeniden güçlendirilmeli
Toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki diyaloğun sürdürülmesinde Karma İstişare Komitesi'nin önemli bir platform olduğunu söyledi.
AB üyelik sürecinde uzun süredir beklenen ilerlemenin sağlanamamasının toplumlar arasındaki güveni zayıflattığını belirten Yalçın, müzakere sürecindeki tıkanıklığın yalnızca teknik bir konu olmadığını, ilişkilerin toplumsal ve stratejik boyutunu da olumsuz etkilediğini ifade etti.
Yalçın, sosyal diyaloğun güçlendirilmesi, karşılıklı güvenin yeniden tesis edilmesi ve üyelik müzakerelerinin canlandırılması gerektiğini vurgulayarak, özellikle toplumları doğrudan ilgilendiren fasıllarda somut adımlar atılmasının önemine dikkat çekti.
"Sosyal politika faslı açılmalı"
Memur-Sen heyeti, Türkiye-AB ilişkilerinin mevcut potansiyelinin gerisinde kaldığını belirterek, özellikle 19. Fasıl (Sosyal Politika ve İstihdam) başlığının açılmasının çalışma hayatı, sendikal haklar, sosyal koruma, iş sağlığı ve güvenliği ile sosyal diyalog açısından önemli olduğunu dile getirdi.
Heyet ayrıca dijital dönüşüm, yapay zekâ, platform ekonomisi, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma gibi konuların sosyal boyuttan bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirterek, güçlü ekonominin ancak güçlü sosyal koruma ile mümkün olacağını ifade etti.
Göç politikalarının da toplantının önemli başlıklarından biri olduğunu aktaran Memur-Sen temsilcileri, göçün yalnızca güvenlik eksenli değil; insan hakları, sosyal uyum, eğitim, çalışma hayatı ve uluslararası dayanışma çerçevesinde ele alınması gerektiğini vurguladı.
Hamza Öksüz: Dijital dönüşüm insan merkezli olmalı
Toplantının "Dijital Dönüşüm, Teknolojik Gelişme ve İnovasyon" oturumunda konuşan Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve ILC Genel Sekreteri Hamza Öksüz ise dijital dönüşümün yalnızca teknolojik bir süreç olmadığını, aynı zamanda emek, sosyal politika ve yönetişim meselesi olduğunu söyledi.
Memur-Sen'in teknolojiye karşı olmadığını ancak dijital dönüşümün insan onurunu, çalışan haklarını ve sosyal adaleti merkeze alması gerektiğini belirten Öksüz, algoritmik kararların şeffaf, denetlenebilir ve itiraza açık olması gerektiğini ifade etti.
Öksüz ayrıca, dijital ve yeşil dönüşüm süreçlerinde oluşacak maliyetin çalışanlara yüklenmemesi gerektiğini belirterek, istihdamın korunması, yeni becerilerin kazandırılması ve sosyal korumanın güçlendirilmesinin adil geçişin temel unsurları olduğunu kaydetti.
"Türkiye'nin göç tecrübesi örnek alınmalı"
Hamza Öksüz, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye raporunda yalnızca göç alanındaki gelişmelerin olumlu değerlendirilmesini eleştirerek, Türkiye'nin göç yönetimindeki tecrübesi ve insani yaklaşımının Avrupa Birliği açısından örnek alınabilecek önemli bir model olduğunu ifade etti.