SON EKLENENLER

YARGITAY'DAN SAĞLIK SEKTÖRÜNDEKİ 'FAZLA MESAİ' İLE İLGİLİ EMSAL KARAR!

Sağlık sektöründe çalışanların fazla mesaileri, işveren ile işçileri zaman zaman karşı karşıya getirebiliyor. İşte örnek kararda sağlık sektöründe çalışanların fazla mesaileri ile ilgili emsal bir karar çıktı. Yargıtay, bir hemşirenin açtığı davada emsal niteliğinde bir karara imza attı. İşte o kararın ayrıntıları.
23 Kasım 2020 14:22

T.C.
YARGITAY
DOKUZUNCU HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin hastanesinde 21/09/2010-20/03/2014 tarihleri arasında hemşire olarak çalıştığını, net 1.575,00 TL ücret aldığını, yemek ve servis gibi sosyal haklardan faydalandığını, haftanın 7 günü günde 9 saat, dini-milli bayram ve genel tatil günleri dahil olmak üzere çalıştığını, banka promosyonlarının ödenmediğini, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve banka promosyonu alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının 21/09/2010-20/03/2014 tarihleri arasında hemşire olarak çalıştığını, ücretinin bordrolarda göründüğü gibi olduğunu, iş sözleşmesinin kendisi tarafından 12/03/2014 tarihli dilekçesi ile bildirdiği üzere devlet ataması yapılması sebebiyle feshedildiğini, çalışma saatlerinin hafta içi 08.00-17.00 hafta sonu 08.00-14.00 saatleri arası olduğunu, PKDS kayıtlarına göre yıllık 270 saati aşan çalışma olduğunda ücretinin bordrolarına yansıtılarak ödendiğini, hemşire olan davacının görevi gereği klasik mesai saatlerinin dışına çıkılmasının veya değişiklik göstermesinin kaçınılmaz olduğunu, bu durumda 6 aydan kısa zamanlarda denkleştirme esasının uygulandığını, davacının görevi sebebiyle kendisine bölüm farkı ücreti ve prim ödendiğini, bu ödemelerin hesaplamadan düşülmesi gerektiğini, banka promosyonu adı altında bir uygulamaları olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Temyiz:

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Ücret bordrolarında yer alan “bölüm farkı ödemelerinin” fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücretinden mahsup edilip edilmeyeceği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.

İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.

Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafından sunulan günlük giriş-çıkış saatlerini gösterir PKDS kayıtlarına göre fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti hesaplanmış, ibraz edilen bordrolar uyarınca ödenen bölüm farkı ve nöbet ücretinin mahsubu halinde davacının fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti alacağının kalmadığı belirtilmiştir. Aynı raporda bölüm farkı ödemeleri giydirilmiş ücret hesabında da dikkate alınmıştır. Davacıya bölüm farkı adı altında yapılan aylık ödemeler fazla çalışma ve hafta tatili ücreti ile ilgisi olmayan ücretin eki niteliğinde ödemeler olup, mesaiye bağlı bir ödeme değildir. Bu nedenle bölüm farkı ödemelerinin hesaplanan fazla çalışma ve hafta tatili ücretinden mahsubu hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

SGKREHBERİ

KAMU EXPRESS SAYFASINI
YORUMUNUZU YAZIN ...
Farklı olanı seçin:
# # # # # #
SON EKLENEN HABERLER