MAHMUT ALİ CENGİZ KÖROSMANOĞLU konyaalemdar@gmail.com

AŞI, KÜPE VE KİMLİKLENDİRME ARTIK BEDAVA

29 Eylül 2026 Salı 06:00

Türkiye'de tarım ve hayvancılık sektörünün en büyük yapısal sorunlarından biri, üreticilerin üzerindeki yüksek girdi maliyetleridir. Küçük gibi görünen ancak biriktiğinde ciddi yük oluşturan aşı, küpe ve veteriner masrafları, yetiştiricileri zorlayan temel kalemler arasında yer almaktadır. Bu durumun önüne geçmek amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı, üreticilerin maliyetlerini doğrudan azaltmayı hedefleyen "Hayvan ve Sürü Sağlığı Desteği" projesini hayata geçirmiştir. Yeni uygulama kapsamında yetiştiricilerden hayvanların aşılanması, küpelenmesi ve kimliklendirilmesi işlemleri için artık hiçbir ücret alınmayacaktır.

Yeni Destek Paketinin Öne Çıkan Detayları

  • Mali Yükün Kaldırılması: Hayvanların aşılanması ve kimliklendirilmesi süreçlerinde üreticilerden hiçbir hizmet bedeli talep edilmeyecektir.
  • 6 Milyar TL Bütçe: Bakanlık, bu uygulamanın maliyetini tamamen üstlenmek ve üreticiye doğrudan yansıtmak adına 6 milyar liralık büyük bir kaynak ayırmıştır.
  • Kesintisiz Destek Sözü: Bu yeni destek kalemi sebebiyle üreticilerin hak kazandığı buzağı veya süt desteği gibi diğer tarımsal ödemelerden herhangi bir kesinti yapılmayacaktır.
  • Ek Ücret Muafiyeti: Resmî görevliler ya da yetkilendirilmiş veteriner hekimler, sahada yaptıkları bu işlemler karşılığında yetiştiricilerden ilave bir ücret istemeyecektir.

Büyük Resim: İthalat Bağımlılığından Kurtulmak

Bu düzenleme ilk bakışta küçük bir masraf kaleminin devlet tarafından karşılanması gibi görünse de, aslında çok daha büyük bir makroekonomik stratejinin parçasıdır. Türkiye, son 24 yılda hayvancılık desteklerine toplamda 654 milyar lirayı aşan bir kaynak aktarmıştır. Bu büyük bütçenin arkasındaki temel amaç, ülkenin kırmızı et açığını kapatmak ve yıllık bazda yaklaşık 500 bin başı bulan büyükbaş hayvan ithalatını sona erdirmektir.

Sürdürülebilir bir hayvancılık politikası, sürekli dışarıdan hayvan getirmekle değil; yerli üreticinin daha sağlıklı, verimli ve yüksek kapasiteyle üretim yapmasını sağlamakla mümkündür. Dolayısıyla hayvan sağlığına ve kayıtlara ayrılan bu bütçe, devlet için bir gider değil, geleceğin gıda arz güvenliğine yapılan stratejik bir yatırımdır.

Sahada İletişim ve Kapsayıcılık Sorunu

Tarım politikalarının başarısında, maddi desteğin miktarı kadar bu desteğin sahada doğru bir şekilde iletilmesi ve anlatılması da kritik önem taşır. Üreticinin, bu desteğin arkasındaki temel mantığı kavraması ve "üretimde kalma" motivasyonunu hissetmesi gerekir.

Buradaki en büyük risk, büyük işletmeler bu tür gelişmeleri hızla takip edebilirken, köyünde kendi emeğiyle çalışan küçük aile işletmelerinin ve orta ölçekli üreticilerin bu haklardan geç haberdar olması veya hiç haberdar olmamasıdır. Oysa ithalata alternatif oluşturacak asıl güç, bu küçük ve orta ölçekli yetiştiricilerdir. Bu noktada Bakanlığın yanı sıra muhtarlara, ziraat odalarına, yerel birliklere ve yöneticilere büyük bir sorumluluk düşmektedir. Desteklerin kâğıt üzerinde kalmaması için bilginin her bir üreticinin ayağına kadar götürülmesi şarttır.

Sonuç

Aşı ve küpe ücretlerinin kaldırılması sembolik bir hamle değil, üreticiyi ahırda ve merada tutmayı amaçlayan gerçekçi bir yük azaltma adımıdır. Hayvancılıkta nihai hedef, sürekli destek alan bağımlı bir sektör yaratmak değil; verilen destekler sayesinde kendi ayakları üzerinde durabilen güçlü bir yerli üretim sistemi inşa etmektir. Devlet bütçeyi ayırarak iradesini ortaya koymuştur; şimdi sıra bu iradenin sahada karşılık bulmasında ve kalıcı bir dönüşüme vesile olmasındadır.

 

 

YORUMUNUZU YAZIN ...
Farklı olanı seçin:
# # # # # #