Bütün bunlar ve daha fazlasıyla herkes tarafından biliniyor, öyle de kabul ediliyor. “Uzak dur, bulaşma” diye bir trafik işareti olsa, resmini görenler bu işareti hemen yanına ekleyecekler ancak böyle bir işaret henüz icat edilmedi.
Bu kıvrak sendikacının yeni bir maharetini daha keşfetti kamuoyu. Akşamın geç, gecenin ilerleyen saatlerinde, yüzbinlerce öğretmen adayının umutla haber beklediği mülakatlar, ek kontenjan, branş dağılımı gibi hassas konularda sorumsuzca yazdığı paylaşımları, sabah alıntılayarak aklınca düzeltmeye çalışıyor.
Hadi bunu da anladık, uyku sarhoşluğu vs. yazdı, düzeltiyor diyelim. Tuhaf olan bu sorumsuz paylaşımlarını düzeltmek için Bakan Tekin ismini kullanıyor. Ziyaretinden bahsederek bu konuları ilettiğini, en üst düzeyde takip ettiklerini yazıyor.
Şimdi soralım, bakanı ziyaretinizden kaç gün sonra “atama vs. yok, hepsi boş” diye yazdınız? Ziyaretinizde bu konuda bir bilgi aldıysanız, neden o gece bütün adayları büyük bir tedirginliğin orta yerine attınız? Müjde olarak paylaşsaydınız daha iyi değil miydi?
Sorumlu bir sendikacı görüştüğü makam sahiplerinin hukukunu korur, hassas konularda açıklama yaparken kırk kere düşünür bir kere hareket eder. Sendikal kaygı ile bu kadar sorumsuzluk ve ardından gösterilen bu denli kıvraklık, eğitim camiası gibi saygın bir camiaya hiç mi hiç yakışmıyor.
Buradan bir çağrıda bulunalım. Yetkililer, üyeleri ve kızgınlıkla da olsa üye olmayı aklından geçirenler dikkat etsin. Yarın sıra size de gelebilir. Çünkü bu başkanın ayarı da freni de yok.