Gazi Üniversitesinde Lisans, Selçuk Üniversitesinde yüksek lisans yaptı. 30 Yıllık öğretmenlik ve eğitimcilik tecrübesi vardır. Çeşitli kurumlarda eğitim yöneticiliği yaptı. Ulusal ve uluslararası çalışmaları, yazıları vardır.
Edirne Keşan'da bir kadın kocasını öldürmüş. Cinayeti işledikten sonra telefonu kapatıp sır olmuş. Jandarma onu Yunan sınırında yakalamış. "Bu erkek cinayetiyle Türkiye ayağa kalkmalıdır! Kadınların elinden katledilen erkeklerin görülmesi için daha kaç tane erkek ölmesi lazım!" Saçma geldi değil mi? Bence de saçma. Cinayet cinayettir, kadın öldürülünce bütün erkeklere nefret kusan medya uyansın artık. Cinayet cinayettir, cinayetin kadını erkeği olmaz. Faillerin hepsine katil denir. Erkekleri potansiyel suçlu gösteren yasaların hemen değişmesi gerekiyor. Yargısız kararlarla insanların hayatları alt üst ediliyor. Sonra da kadın cinayetleri neden arttı deniyor. Adalet suçu cezalandırır, mağduru korur. Mevcut yasalar suçluyu cinsiyetine göre tasnif ediyor. Kadınsa korunuyor, erkekse hemen cezalandırılıyor. Bu adalet değildir. Adalet mağdur erkekse bile kadından yana karar alıyor. Bu adalet değildir. Bu cinsiyetçi yaklaşımdır. Antalya'da kendisini zincire vuran ve işkence eden kocasını öldüren kadın beraat etti. Alkışladık. Ancak Kadir Şeker olayında olduğu gibi kadına sokak ortasında şiddet uygulayan erkeği öldüren adamı 10 yıl hapse mahkum ettik. Bir kadın kocasını zincire vursa işkence etse, sonra o erkek zincirlerinden kurtulup kadını öldürse onu cinayetle yargılardık. Beraat da etmezdi. Çünkü erkek. Bu çarpık yasal düzenlemelere artık bir çeki düzen verilmeli. Yasalar suçluları cinsiyetlerine göre tasnif etmemeli. Bir kadın kocasından şikayetçi olunca dünyayı başına yıkan yasalar var. Ancak aynı şey erkek karısından şikayetçi olunca olmuyor. Bu adalet mi?